CESS, ulaşım teknolojileri ve mekanik enerji geri kazanım sistemleri alanında geliştirilen bir teknolojidir. Sistem, özellikle insan gücüyle çalışan bisikletlerde frenleme sırasında kaybolan kinetik enerjinin mekanik yöntemlerle depolanması ve gerektiğinde yeniden kullanılmasına dayanan modüler bir yapıya sahiptir.
İlk prototipimiz olan M1-CESS, tamamen mekanik prensipler üzerine tasarlanmıştır ve elektrik, batarya ya da elektronik kontrol ünitesi gerektirmeden çalışabilecek şekilde geliştirilmiştir. Sistem, modüler mimarisi sayesinde mevcut bisikletlere sonradan entegre edilebilir. Bu özellik, maliyet, bakım kolaylığı ve kullanım verimliliği açısından alternatif çözümlere kıyasla önemli avantajlar sağlamaktadır.
Geleneksel araçların büyük çoğunluğunda frenleme işlemi balata temelli sürtünme sistemleri ile gerçekleştirilir. Bu yöntem hızlı ve etkili bir çözüm sunmasına rağmen, aracın hareket sırasında kazandığı kinetik enerji frenleme esnasında sürtünme yoluyla ısı enerjisine dönüşerek sistemden tamamen kaybolur.
Enerji geri kazanımını amaçlayan kimyasal bataryalı sistemler bu kaybı azaltmaya yönelik çeşitli mekanizmalar içermektedir. Ancak bu sistemler yüksek üretim maliyetleri, çevresel etkileri ve güvenlik riskleri nedeniyle bazı önemli dezavantajlar barındırmaktadır.
CESS ise enerji verimliliğini artırmayı hedefleyen bir yaklaşım sunmaktadır. Sistem, doğal fizik prensiplerinin doğru mühendislik tasarımı ile birleştirilmesi sonucunda ortaya çıkan mekanik bir çözüm sunar. Bu yaklaşım sayesinde maliyetler azaltılırken aynı zamanda çevresel etkiler minimize edilmekte ve insan sağlığı açısından daha sürdürülebilir bir çözüm sağlanmaktadır.
CESS, bu hedefleri gerçekleştirebilmek için optimize edilmiş metal yay benzeri enerji depolama elemanları ve tork aktarım mekanizmalarından yararlanır. Sistem, tekerleklerde frenleme sırasında ortaya çıkan ve normalde kaybolacak olan enerjiyi mekanik olarak depolar ve sürücünün kontrolü doğrultusunda en verimli anda tekrar sisteme aktarır.
Bu yaklaşım yalnızca enerji verimliliğini artırmakla kalmaz, aynı zamanda sürüş konforunu ve performansını geliştirerek daha fazla insanın bisiklet kullanımına yönelmesini teşvik eder.
KLASİK BİSİKLET SİSTEMLERİNİN PROBLEMLERİNE KARŞILIK CESS
Enerji geri kazanımına yönelik mevcut çözümler ise çoğunlukla elektrik motoru, batarya ve elektronik kontrol sistemleri içeren hibrit yapılar şeklinde geliştirilmiştir. Ancak bu sistemler, ağırlık artışı, yüksek maliyet ve teknik karmaşıklık gibi nedenlerle klasik mekanik bisikletlere doğrudan uygulanabilir nitelikte değildir. Bu nedenle insan gücüyle çalışan bisikletler için daha hafif, daha sade ve tamamen mekanik prensiplere dayanan alternatif enerji geri kazanım yaklaşımlarına ihtiyaç duyulmaktadır.
CESS tam bu noktada devreye girerek, frenleme sırasında ortaya çıkan ve geleneksel sistemlerde kayıp olarak ortaya çıkan kinetik enerjiyi mekanik olarak değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Sistem, yavaşlama anında dönme hareketini kullanarak bu enerjiyi yay temelli bir mekanizma aracılığıyla mekanik potansiyel enerji formunda depolar. Böylece normal koşullarda sürtünme yoluyla ısıya dönüşerek kaybolacak olan enerji sistem içerisinde korunur.
Depolanan enerji, sürüşün sonraki aşamalarında özellikle kalkış veya yeniden ivmelenme anlarında kontrollü biçimde tekerlek sistemine geri aktarılabilir. Bu sayede sürücünün ilk pedal kuvveti gereksinimi azaltılabilir ve dur–kalk karakteri yüksek sürüş koşullarında enerji verimliliği artırılabilir. Sistem tamamen mekanik prensiplere dayandığından elektrik, batarya veya elektronik kontrol gerektirmeden çalışacak şekilde tasarlanmıştır.
Geleneksel bisiklet sistemlerinde frenleme işlemi, balata ile disk veya jant yüzeyi arasındaki sürtünmeye dayalı olarak gerçekleşmektedir. Bu süreçte tekerleğin sahip olduğu kinetik enerji, sürtünme etkisiyle ısı enerjisine dönüşerek sistem dışına aktarılır. Sistem içerisinde bu enerjiyi geri kazanabilecek herhangi bir mekanizma bulunmadığından, frenleme sırasında ortaya çıkan enerji tamamen kayıp olarak değerlendirilmektedir.
Şehir içi ulaşım koşullarında ise trafik yoğunluğu, kavşaklar ve trafik ışıkları nedeniyle dur–kalk döngüleri oldukça sık gerçekleşmektedir. Bu durum, ardışık frenleme ve yeniden ivmelenme süreçlerini artırarak kinetik enerji kayıplarını daha belirgin hale getirmektedir. Ayrıca bisikletin kalkış evresi, sürücünün en yüksek tork üretimini gerektiren aşamalardan biridir. Özellikle eğimli topoğrafyalarda veya yük taşınan sürüş koşullarında bu durum sürücünün harcadığı fiziksel eforu önemli ölçüde artırmaktadır.
Sistem aşağıdaki temel bileşenlerden oluşmaktadır:
• Bisiklet kadrosuna sabitlenen ana gövde,
• Gövde içerisinde bulunan ve yüksek elastikiyet katsayısına sahip en az bir adet mekanik yay benzeri enerji depolama elemanı,
• Jant veya göbek ile bağlantı kurabilen bir volan mekanizması,
• Tork iletimini sağlayan kavrama veya diferansiyel mekanizması,
• Arka tekerlek ile enerji depolama bağlantısı,
• Ön tekerlek ile enerji geri aktarım bağlantısı,
• Sistemin manuel veya otomatik olarak devreye alınmasını sağlayan kontrol mekanizması.
Frenleme sırasında sistem arka tekerlek ile mekanik olarak bağlantı kurar. Tekerleğin dönme hareketi volan aracılığıyla mekanik yayı gererek potansiyel enerjinin depolanmasını sağlar. Bisiklet tamamen durduğunda sistem tekerlek bağlantısını keser ve enerji yay içerisinde gerili halde korunur.
Kalkış anında ise sistem ön tekerlek ile bağlantı kurar ve yayda depolanan enerjiyi kontrollü bir şekilde ön tekerleğe aktararak başlangıç ivmelenmesine katkı sağlar.